30 Kasım 2011 Çarşamba
23 Kasım 2011 Çarşamba
18 Kasım 2011 Cuma
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün
CUMHURİYETİN İLK GÜNLERİ GİBİYDİ YÜZÜN
üç kez seni seviyorum diye uyandım
tuttum sonra çiçeklerin suyunu değiştirdim
bir bulut başını almış gidiyordu görüyordum.
sabahın bir yerinden düşmüş gibiydi yüzün.
sokağı balkonları yarım kalmış bir şiiri teptim
sıkıldım yemekler yaptım kendime otlar kuruttum
-taflanım! diyordu bir ses duyuyordum.
cumhuriyetin ilk günleri gibiydi yüzün.
kalktım sonra bir aşağı bir yukarı dolaştım
şiirler okudum şiirlerdeki yaşa geldim
karanfil sakız kokan soluğunu üstümde duydum.
eskitiyorum eskitiyorum kalıyor ne kadar güzel olduğun.
ilhan berk
aşk
AŞK
sen varken kötü diye birşey bilmiyorduk
mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu
sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
nicedir bir pencereden deniz güzel değil
nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.
sen varken kötü diye birşey bilmiyorduk
mutsuzluklar,bu karalar yaşamda yoktu
sensiz karanlığın çizgisine koymuşlar umudu
sensiz esenliğimizin üstünü çizmişler
nicedir bir pencereden deniz güzel değil
nicedir ışımayan insanlığımız sensizliğimizden.
ilhan berk
otağ
OTAĞ
Sevgilim, işte eylül
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.
Bazı hüzünleri
Bzı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
Biz ki zamanı tırnak arasına alıp yaşadık
(İsteğin bulanık kıyısında).
Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.
Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.
Zaman ki sonsuzdur
Bitmemiş şiirler gibidir.
Bazı hüzünleri
Bzı nehirleri tutup anlatmak gibidir.
Biz ki zamanı tırnak arasına alıp yaşadık
(İsteğin bulanık kıyısında).
Bundan değil midir bizim aşkımızda
Sürekli bir akşam hüznü vardır.
İlhan Berk
17 Kasım 2011 Perşembe
14 Kasım 2011 Pazartesi
Kopuk anlar!
Tam suanda bir dost ile muhabbet ediyorduk;
Haftasonu eglencenin dorugundayken olmus birseyi hatirlayamadigini soyledi..
Benim hep hosuma gitmistir bu durum;
Dusunsene o kadar mutlusun veya eglenceye dalmissin ki hatirlamiyorsun kopmus sanki yasamamis gibi..
Bu kadar ciddiyet ve yogunlugun arasinda o anin belleginde olmadigini fark edince cocukca sevinc doguyor insanin icine hatta ilac gibi geliyor yasadigini hatirlatan..
Tahsin Bekir YAKTU
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.
Haftasonu eglencenin dorugundayken olmus birseyi hatirlayamadigini soyledi..
Benim hep hosuma gitmistir bu durum;
Dusunsene o kadar mutlusun veya eglenceye dalmissin ki hatirlamiyorsun kopmus sanki yasamamis gibi..
Bu kadar ciddiyet ve yogunlugun arasinda o anin belleginde olmadigini fark edince cocukca sevinc doguyor insanin icine hatta ilac gibi geliyor yasadigini hatirlatan..
Tahsin Bekir YAKTU
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.
12 Kasım 2011 Cumartesi
Never say I can't bla bla bla..
21 yaşında işinde başarısız oldu.
22 yaşında bir hukuk kavgasını kaybetti.
24 yaşında işini tekrar batırdı.
26 yaşına geldiğinde çocukluk aşkı öldü.
27 yaşında sinir krizi geçirdi.
34 yaşında kongre seçimini kaybetti.
36 yaşında tekrar kongre seçimini kaybetti.
45 yaşında eyalet senatörü olamadı.
47 yaşında başkan yardımcısı seçimlerini kaybetti.
49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.
52 yaşında A.B.D'ye başkan seçildi.
Onun ismi, Abraham LINCOLN. Asla vazgeçmedi...
Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir!
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.
22 yaşında bir hukuk kavgasını kaybetti.
24 yaşında işini tekrar batırdı.
26 yaşına geldiğinde çocukluk aşkı öldü.
27 yaşında sinir krizi geçirdi.
34 yaşında kongre seçimini kaybetti.
36 yaşında tekrar kongre seçimini kaybetti.
45 yaşında eyalet senatörü olamadı.
47 yaşında başkan yardımcısı seçimlerini kaybetti.
49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.
52 yaşında A.B.D'ye başkan seçildi.
Onun ismi, Abraham LINCOLN. Asla vazgeçmedi...
Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir!
Bu e-posta, Turkcell BlackBerry ile gönderilmiştir.
7 Kasım 2011 Pazartesi
hayatta ben en çok babamı sevdim
hayatta ben en çok babamı sevdim.
karaçalılar gibi yerdenbitme bir çocuk
çarpı bacaklarıyla- ha düştü, ha düşecek...
nasıl koşarsa ardından bir devin,
o çapkın babamı ben öyle sevdim.
bilmezdi ki oturduğumuz semti,
geldi mi de gidici hep, hepp acele işi!..
çağın en güzel gözlü maarif müfettişi,
atlastan bakardım nereye gitti,
öyle öyle ezber ettim gurbeti.
sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40'ı geçerse ateş, çağ'rırlar istanbul'a.
bir helallaşmak ister elbet, diğ'mi, oğluyla!
tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.
en son teştifine çıkana değin
koştururken ardından o uçmaktaki devin.
daha başka tür aşklar; geniş sevdalar için
açıldı nefesim, fikrim, canevim.
hayatta ben en çok babamı sevdim.
karaçalılar gibi yerdenbitme bir çocuk
çarpı bacaklarıyla- ha düştü, ha düşecek...
nasıl koşarsa ardından bir devin,
o çapkın babamı ben öyle sevdim.
bilmezdi ki oturduğumuz semti,
geldi mi de gidici hep, hepp acele işi!..
çağın en güzel gözlü maarif müfettişi,
atlastan bakardım nereye gitti,
öyle öyle ezber ettim gurbeti.
sevinçten uçardım hasta oldum mu,
40'ı geçerse ateş, çağ'rırlar istanbul'a.
bir helallaşmak ister elbet, diğ'mi, oğluyla!
tifoyken başardım bu aşk oy'nunu,
ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu.
en son teştifine çıkana değin
koştururken ardından o uçmaktaki devin.
daha başka tür aşklar; geniş sevdalar için
açıldı nefesim, fikrim, canevim.
hayatta ben en çok babamı sevdim.
CAN YÜCEL
2 Kasım 2011 Çarşamba
your life
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




























